"6 yıldır dünyanın en çok un ihraç eden ülkesi"

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu(TUSAF) Yönetim Kurulu BaşkanıEren Günhan Ulusoy, Türkiye'nin, 6 yıldır dünyanın en çok un ihraç eden ülkesi olduğunu belirterek, "Dünya un ihracatının yüzde 30'unu tek başına gerçekleştiriyoruz" dedi. TUSAF'ın yerli ve yabancı un üreticileri ile ihracatçıları bir araya getiren "TUSAF 14. Uluslararası Kongre ve Sergisi", Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'nın katılımıyla Antalya'da başladı. Bu yıl "Buğday ve Ekmeğin Aşkı: Un" temasıyla düzenlenen etkinliğin açılışında konuşan TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, federasyonun, kökleri 1980'lere dayanan, 9 derneği bir çatı altında toplayan, 446 üyeyi temsil eden bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, son olarak Dicle Un Sanayicileri Derneği'nin aralarına katıldığını bildirdi. Ulusoy, un sanayisinin Türkiye'nin en büyük tarımsal sanayi sektörlerinden olduğunu belirterek, un sektörünün yıllık ihracatının 1 milyar doların üzerine çıktığını, sektörü, dünyanın her yerinde zirveye taşımak için çalıştıklarını vurguladı. Ulusoy, sektörün, bazı pazarlarda yaşanan, ticaret politikası kaynaklı daralmalara rağmen özellikle Irak gibi güçlü olduğu pazarlarda derinleşerek bir önceki yılın 3,5 milyon ton olan ihracatını korumayı başardığını kaydetti. Irak merkezi hükümetin Türk menşeli gıda ürünlerine ton başına 60 dolarlık vergi uyguladığını dile getiren Ulusoy, geçen yıllarda sağlanan başarılı ihracat rakamının yakalanması için bu konuda başta Ekonomi Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklardan destek istediklerini ifade etti. "TÜRK UNCUSU YURT DIŞINDA MARKALAŞMAYA BAŞLADI" Eren Günhan Ulusoy, Türkiye'nin, 6 yıldır dünyanın en çok un ihraç eden ülkesi olduğunu belirterek, "Dünya un ihracatının yüzde 30'unu tek başına gerçekleştiriyoruz." dedi. Ulusoy, söz konusu ihracatın yüzde 30'unu Mardin, yüzde 14'ünü İstanbul, yüzde 12'sini Gaziantep, yüzde 8'ini Kırklareli ve yüzde 6'sını Samsun'un gerçekleştirdiğini kaydetti. Ulusoy, Irak pazarındaki sorunlarla beraber artan İran rekabeti, İran'ın Rusya'dan ihracat karşılığı buğday alım anlaşması yapması ve Ukrayna'nın un ihracatında her yıl artan tonajının sektörün önündeki diğer tehditler olduğunu vurguladı. Türk uncusunun, yıllardır kazandığı tecrübe ile artık bulunduğu pazarlarda markalaşmaya başladığını ifade eden Ulusoy, işleme rejiminin işlerliği, lisanslı depoculuğun gelişimi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile iş birliği yaparak bütün zorlukları aşabileceklerini söyledi. Ulusoy, Bosna Hersek ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasında yapılacak bir revizyon ile sektörün dengelerini bozan ve konunun gözden geçirilmesini talep eden gümrük vergisiz un ithalatına sınırlama getirildiğini bildirdi. "BÖLGEDEKİ BUĞDAYIN FİYATINI TÜRKİYE BELİRLEYECEK" TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Ulusoy, yıllar önce sektörde ilk çalışmaya başladığında Rusya'daki, hatta Türkiye'deki buğday fiyatının Chicago'daki borsada belirlenmesine çok şaşırdığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak zamanla bunun nedenini anladım. Güvenilir, derinliği olan bir vadeli işlemler piyasası, sadece o kontrata bağlı buğdayın değil, dünyadaki benzer buğdaylar için de gösterge bir fiyat olabiliyordu. Bu nedenle yıllarca Amerika'daki buğday hasadının nasıl çıkacağını da takip etmek zorunda kaldık. Artık çok mutluyuz. Çünkü ürün ihtisas borsası ve lisanslı depoculuk altyapısı sayesinde biz Amerika'yı değil, dünya bizi izleyecek. Artık sektöre yeni başlayan genç kardeşlerimin kafası karışmayacak. Çünkü bu bölgenin fiyatını Türkiye borsaları belirleyecek. Şu anda 1,8 milyon tonu aşan kapasitenin, kuruluş izni alan firmaların da tamamlanmasının ardından 9 milyon tonu aşmasıyla Türkiye’de tarım ürünleri piyasasında devrim niteliğinde bir değişim yaşanmış olacak. Bu değişime hazır mıyız?"